Kategori: Çene Estetiği

24 Kasım 2017

Çene Estetiği Ameliyatı

Çene, kadın ya da erkeklerin simalarını oluşturan ve yüz şekillerini belli eden en önemli bölgelerden biridir. Bu nedenden ötürü çene ameliyatları estetik nedenler ile yapılan ameliyatlar kategorisinde kendine yer bulmaktadır. Çene ameliyatları aynı zamanda çiğneme konusunda rastlanılan fonksiyonel rahatsızlıkların giderilmesi amacı ile de yapılabilmektedir. İçerisinde farklı türleri olan çene ameliyatlarında hastaların hangi türe uygun olduğu doktorların muayeneleri sırasında ortaya çıkmaktadır.

Çene Estetiği Ameliyatlarında Türler

Ortognatik cerrahi ismi ile de bilinen çene cerrahisi bir dizi sıralı işlem neticesinde gerçekleşmektedir. Çene cerrahisinde tedavi süreçleri ya da ameliyatlar esnasında uygulanacak prosedürler hastalara yapılan muayeneler sonrasında belirlenmektedir. Her hastada farklı bir sistem uygulanabilse de ameliyatlarda esas gaye alt ve üst çene arasında meydana gelen uyum bozukluklarının giderilmesidir. Uyum bozuklukları şekil bakımından hastaları rahatsız edebilmektedir. Bunun yanı sıra pek çok hasta, alt ve üst çenesinin birbirine uymamasından ötürü çiğneme ve ısırma sorunları yaşamaktadır.

Çene cerrahisinde türler, estetik kaygı ve ciddi çiğneme sorunu olan hastalara göre de değişim göstermektedir. Çiğneme ve ısırma konusunda sıkıntısı olan hastaların sıkıntıları öncelikle ortodontik olarak bilinen tel tedavisi ile giderilmeye çalışmaktadır. Ancak sorunları ciddi boyutlara ulaşmış olan hastalarda bu tip tedavilere cevap alınamamaktadır. Bu nedenden dolayı sorunu diş hekimleri tarafından çözülemeyen hastaların ortognatik cerrahi operasyonlardan geçmeleri gerekmektedir. Bu tip yapılan cerrahi operasyonlarda çene kemikleri kaydırılarak olması gereken ideal konuma gelmeleri sağlanmaktadır. Operasyon sıralında plastik cerrahlar ve ortodontistler bir arada çalışmaktadır. Bu sayede hastaların sağlık ve estetik konusunda en iyi sonuçları almaları sağlanmaktadır.

Çene ameliyatlarında estetik kaygıların bulunması, ameliyatların daha kolay şekilde yapılması sonucunu getirmektedir. Çünkü estetik kaygısı bulunan hastalarda çiğneme sorunları görülmemektedir. Bu da yapılan operasyonlarda çene kemiği ile görülen işlemleri minimum düzeye indirmektedir. Çene ucu estetiği olarak da isim alan bu tip estetik ameliyatlarda çenenin uç kısmı törpülenmektedir. Yapılan törpüleme işlemi neticesinde çenenin istenen forma kavuşması sağlanmaktadır. Çene ucu operasyonlarının kapsamı çene cerrahisine göre daha küçüktür. Bundan dolayı hastaların çene ucu operasyonlarından sonraki iyileşme süreçleri de kısa sürede tamamlanmaktadır.

Çene Estetiği Ameliyatlarında İz Kalır Mı?

Çene estetiği yaptıracak olan hastaların ya da bu tip bir operasyon düşünen bireylerin izler konusunda kafaları karışmaktadır. Ancak çene estetiği operasyonlarında herhangi bir iz oluşumu mümkün değildir. Operasyonlar doktor seçimlerine göre farklı şekillerde yapılabilmektedir. Estetik ameliyatlarda ağzın içinden açılan kesiler sayesinde dış görünümde herhangi bir iz kalmasının önüne geçilebilmektedir. Ancak her hastanın ağız sağlığı bu duruma müsaade etmeyebilir. Böyle durumlarda doktorlar çene kısmından açılan kesiler ile operasyonları yapmaktadır. Çene bölümündeki kesiklerin görünme ihtimali de oldukça düşüktür. Üstelik tıptaki gelişmeler neticesinde artık estetik operasyonların büyük bölümü izsiz şekilde yapılmaktadır.

Çene cerrahisi de çene estetiği ameliyatlarında olduğu gibi iz bırakmadan yapılmaktadır. Bu operasyonların tamamı ağız içinde gerçekleştirilmektedir. Hastalar böylelikle yüzün dışında olan dikiş izleri ile uğraşmak zorunda kalmamaktadır. Ancak uzun süreli işlemler neticesinde yüzün operasyon sonrasında belli süre şişmesi olasıdır. Bu durumlar operasyonun doğal sonuçlarından biri olarak görülmektedir.

Çene Estetiği Ameliyatı Öncesi

Çene cerrahisi anında yapılabilen operasyonlardan biri değildir. Hastaların operasyonlara hazırlanabilmeleri için belli tedavileri görmeleri gerekmektedir. Bu tedaviler arasında ortodonti en önemlileridir. Ortodonti tedavisi neticesinde hastaların dişlerine tel takılmaktadır. Bu sayede dişlerin ergonomik yapısı olması gereken konuma getirilmektedir. Böylelikle hastaların ortodonti tedavilerinin sona ermesi neticesinde çene cerrahisi operasyonu geçirmeleri mümkün olmaktadır.

Çene estetiği öncesinde ise hastaların doktor kontrolünden geçmeleri ve bir gün belirlemeleri yeterli olacaktır. Bunun haricinde cerrahi operasyonlarda kan sulandırıcı ilaçların olumsuz etkileri bulunmaktadır. Hastalar doktorlarına danışmalarının ardından bu tip ilaçlarını operasyondan en az bir hafta önce kullanmayı bırakmalıdır. İki ameliyat türünde de kan sulandırıcı olarak geçmemelerine karşın kan sulandırma yan etkisi olan ilaçların düzenli olarak alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir. Bu açıdan operasyon sırasında ve sonrasındaki kanamaların durdurulması mümkün hale gelmektedir. Hastaların kullanmakta oldukları ilaçların tam listelerini doktorlarına saklamadan iletmeleri şarttır. Sigara kullanımı da iyileşme sürecini olumsuz etkilediğinden ötürü operasyon öncesinde ve sonrasında tüketimine ara verilmelidir.

Çene Estetiği Ameliyatı Sonrası

Çene cerrahisi de çene estetiği ameliyatları da dikkat edilmesi gereken bir iyileşme süreci gerektirmektedir. Çene estetiği ameliyatlarında hastaların günübirlik olarak operasyonlarını halletmeleri mümkündür. Bu hastalar iyileşme süreçlerini evlerinde geçirebilmektedir. Hastaların yüzlerinde bir ya da iki gün kalacak olan bandaj bulunmaktadır. Çene cerrahisinde ise bir gece yatış yapılmaktadır. Bu hastalarda da bandaj kullanılmaktadır. Bandajların kullanım süreleri doktor tavsiyelerine ve yapılan muayenelere göre değişim gösterebilmektedir.

İki farklı çene operasyonunun iyileşme sürecinde de dikkat edilmesi gereken ortak noktalar bulunmaktadır. operasyonların dikişleri genel kapsamda ağız içerisinden yapılmaktadır. Bu nedenden ötürü hastaların dikişlerini aldırmak gibi bir sorunla uğraşmalarına gerek yoktur. Ortalama olarak iki ay içerisinden kendiliğinden eriyen dikişler, hastaların sağlıklarına herhangi bir zarar vermemektedir. Ayrıca iyileşme sırasında başın konumuna ilk bir hafta çok dikkat edilmelidir. Operasyonlar yüzünden ödem toplayan yüzün, dik bir şekilde bulundurulması iyileşme sürecini oldukça kısaltmaktadır. Uyuma esnasında da başın dik tutulmasına dikkat edilmelidir. Bu işlemler için hastaların birden fazla yastık kullanmaları önerilmektedir.

Operasyonların ağız içi dikişlerden oluşması hastaların hijyen konusunda titizlik göstermelerini gerekli kılmaktadır. Bu nedenden ötürü doktor tavsiyelerince ağız içi hijyenin sağlanması gerekmektedir. Çünkü gerekli olan bakımların yapılmaması halinde iyileşme sürecinde istenmeyen sonuçlardan biri olan enfeksiyonlar görülebilmektedir. Ancak enfeksiyon riski, temizliğe dikkat eden hastalar için minimum boyutlara inmiş durumdadır.

Operasyon sonrasında beslenme rutinleri de ilk üç gün ya da bir hafta için değişik tutulmalıdır. Hastalar bu süreç içerisinde ağız içerisinde meydana gelen hassasiyet nedeni ile sıvı gıdalar ile beslenmek zorundadır. Devam eden süreçte besin alımında yumuşak besinler ile devam edilebilmektedir. Ancak sıvı tüketimi sırasında hastaların almış oldukları besinlerin besleyicilik değerlerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Besin değerleri ya da alınması gereken besinler ile alakalı olarak verilen doktor tavsiyelerine harfiyen uyulması gerekmektedir. Aksi halde vücudun direnç seviyesinde düşüş yaşanacağı için iyileşme sürecinde aksaklıklar ya da ortaya çıkması istenmeyen sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bir hafta sonrasında yumuşak gıdalara geçen hastalar aradan geçen üç ya da dört günlük sürenin ardından beslenme konusunda tamamen eski rutinlerine dönüş yapabilmektedir.

Posted in Ağız-Yüz-Çene Cerrahisi, Çene Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
Butonları Göster
Butonları Gizle