Kategori: Estetik Ameliyatlar

26 Eylül 2018
Yüz yaralanmaları

Yüz ve Kafa Yaralanmaları

Yüz ve kafa bölgesi her türlü travmaya açık çok önemli organların bulunduğu bir bölgedir. Yaralanmanın cinsine ve şekline göre değişik derecede doku hasarı yüzün farklı bölgelerinde oluşabilir. Travmanın şiddetine bağlı olarak yaralanma deride, deri altı yumuşak dokularda, kaslarda, kemiklerde, damar ve sinirlerde, gözde hasara yol açabilir.

Yüzde ve Kafada Yaralanma Neden Olur?

Bütün travmalar yüz ve kafa yaralanmalarına yol açabilmektedir ancak yaralanma en sık olarak trafik kazalarında görülmektedir. Darp, düşme, yanık ve spor kazalarıda yüz ve kafada yaralanmalara neden olabilir.

Yüz ve kafa Yaralanmalarında Muayene Nasıl Olur?

4 Ocak 2018
Göğüs dikleştirme - kemal uğurlu

Meme dikleştirme ameliyatı: Yer çekimi, gebelik, emzirme etkileri ile sarkan göğüslerin yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Özellikle doğum ve emzirmeler sonucunda göğüs derisi elastikiyetini ve eski dik formunu kaybeder. Göğüs uçları oldukları yerden daha aşağı bir noktaya inerler. Bazı olgularda göğüs bezlerinde küçülme ve göğüslerin içlerinin boşalması görülür.  Meme dikleştirme ameliyatlarında amaç göğüse yeni bir şekil ve dik bir form kazandırmaktır.

Posted in Meme Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
4 Ocak 2018

Meme ( Göğüs ) Küçültme ameliyatları normalden büyük ve çoğunlukla sarkmış olan göğüsleri normal boyutlara ve dikliğine kavuşturmak için yapılan ameliyatlardır. Aşırı büyük göğüsler fiziksel ve psikolojik olarak rahatsızlık verebilir. Sırt ve boyun ağrıları yapabilir. Deride ekzemaya yol açabilir. Çok iri ve sarkık göğüsler fiziksel aktiviteleri ve spor yapmayı kısıtlamaktadır. Meme küçültme ameliyatları estetik bir ameliyat olmasının yanı sıra hastaya fiziksel bir rahatlama sağlayacağından aynı zamanda fonksiyonel bir ameliyattır.

Posted in Meme Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
4 Ocak 2018

Meme – Göğüs Estetiği

Meme – Göğüs estetiği pek çok kadın için önemli bir rol oynamaktadır. Kadın cinsel kimliğinin en önemli görsel öğesi olan meme; kadının kendisi tarafından  ”güzel” olarak algılanmadığında önemli bir mutsuzluk kaynağı olabilmektedir. Kadında karşı cinsden uzaklaşmak, öz güven kaybı veya kendini eksik hissetme gibi duygular yaratabilmektedir. Gelişmiş batı ülkelerinde estetik ameliyatlar sıralamasında 1. sırada bulanan meme estetik ameliyatları ülkemizde burun estetik ameliyatlarından sonra 2. sırada görünmektedir.

Posted in Meme Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017
karın germe ameliyatı kemal uğurlu

Doğumlar sonucu karın derisinde sarkma ve çatlaklar, karın içi organları çevreleyen karın duvarı kaslarında gevşeme oluşmaktadır. Ayrıca yaşın ilerlemesi ile birlikte karın bölgesinde yağ toplanmaları meydana gelir. Bu karın bölgesindeki fazla derinin ve yağ dokularının çıkartılması ile birlikte karın duvarı kaslarının gerginleştirilmesi ameliyatına karın germe ameliyatı (abdominoplasti) denir.

Posted in Beden Estetiği (Karın Germe) by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017
yüz germe

Yüz Germe

İlerleyen yaşla birlikte vücudun bütün bölümlerinde olduğu gibi yüzümüzdede yaşlanma belirtileri olarak bir takım değişiklikler görülür. Deride kırışıklıklar, güneş lekeleri, kaşların sarkması, göz altı torbaları, göz kapaklarında deri fazlalıkları, yanaklardaki sarkma ve doku azalmaları, boyun derisindeki kırışıklıklar ve sarkmalar en sık görülen sorunlardır. Yüz gençleştirme ameliyatları ile bu sorunlar giderilmeye çalışılır.

Yüz Yaşlanması

Yüzdeki yaşlanma belirtileri herkesde aynı şekilde gelişmez. Irklara, genetik-ailesel yapıya, iklime-çevreye, yüz iskelet ve deri yapısına, kiloya-sosyal yaşama vb bir çok faktöre bağlı olarak değişiklik gösterir. Örneğin beyaz tenli-renkli gözlü kişilerde derideki kırışıklıklar erken yaşlarda görülmeye başlanırken, dolgun yanaklı-koyu tenli kişilerde yanaklar daha erken yaşlarda sarkabilir. Orta yüzü, alt yüzüne göre az gelişmiş olan yani elmacık kemikleri belirgin olmayan-üst çenesi biraz geride yerleşim gösteren asyatik toplumlarda; ortayüz yaşlanması ve yanakların sarkması erken yaşlarda görülür. Aşırı kilo alıp vermeler derideki elastikiyeti bozduğu için yaşlanma belirtileri erken görülmeye başlar.

Yaşlanma belirtileri açısından bütün anatomik üniteleri dikkate alınarak yüz; üç ana bölümde değerlendirilmektedir:

Posted in Estetik Ameliyatlar, Yüz Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017
göğüs büyütme estetiği

Meme Büyütme ameliyatı, meme dokusu altına yerleştirilen silikon protezleri ile ya da hastanın vücundan alınan yağ dokusunun meme içerisine verilmesi ile meme hacminin artırılması ameliyatıdır. Bu girişim yapısal olarak küçük göğüsler için ya da aşırı kilo verme ve doğum sonrası küçülmüş, içi boşalmış memeler için uygulanabilir.

Meme büyütme ameliyatlarında kullanılan silikon protezlerin round (yuvarlak) ve anatomik (göz yaşı damlası şeklinde) tipleri mevcuttur. Son yıllarda jel protezlerin”Cohesive” jel tipleri üretilmiştir. Bu protezlerde dış kabuk yırtılsa bile jel silikon dağılmamakta ve şeklini muhafaza etmektedir.

Posted in Meme Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017
vaser liposuction

Vaser liposuktion

Vücudun belli bölgelerinde deri altında toplanan depo yağ dokularının Vaser yardımı ile eritilerek vakumla alınması işlemine vaser yağ aldırma yani vaser liposuction denir. Vaser liposuktion yağın daha iyi eritilmesi ve daha harmonik bir yağ alımına yarar, ayrıca derinin yağ alımı sonrasında sıkılaşmasına ve daha iyi adapte olmasına da yardımcı olur.

Vücudun her yerinde değişik oranlarda bulunan yağ dokusunun; bulunduğu yere göre farklı özellikleri ve görevleri vardır. Örneğin deri altında bulunan ve bütün vücudu saran yağ dokusu ile göz, bağırsak, damar-sinir gibi önemli organları saran yağ dokusu aynı özellikte değildir. Kişinin kilo alıp vermesinden farklı oranlarda etkilenir bazen hiç etkilenmezler.

Posted in Liposuction by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017

Kulak Estetiği

Kulağın doğumsal veya edinsel şekil bozukluklarının düzeltilmesi işlemine kulak estetiği ameliyatı denir. Çocuklarda önemli psikolojik ve sosyal sorunlara neden olabilen kulak şekil bozuklukları; kulak büyüklüğü ortalama 4-6 yaş arasında normal erişkin büyüklüğüne ulaştığı için bu yaşdan sonra ameliyat edilirler. Okula başlamadan kulağın düzeltilmesi sosyal uyum açısından daha iyi olur. En sık görülen şekil bozukluğu şikayeti kulağın başla yaptığı açının artmasından yani kepçe kulak olmasıdır.

Kepçe Kulak Ameliyatı

Kepçe kulak ameliyatı kulak arkasından küçük bir kesi ile yapılır. Kulak kıkırdaklarının bozuk olan şekilleri düzeltilerek kalıcı iplerle tesbit edilir. Ameliyat genel anestezi veya sedasyon + lokal anestezi ile yapılabilir. 1-1.5 saat sürmektedir.

Posted in Kulak Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
24 Kasım 2017

Çene Estetiği Ameliyatı – Çene Cerrahisi

Çene, kadın ya da erkeklerin simalarını oluşturan ve yüz şekillerini belli eden en önemli bölgelerden biridir. Bu nedenden ötürü çene ameliyatları estetik nedenler ile yapılan ameliyatlar kategorisinde kendine yer bulmaktadır. Çene ameliyatları aynı zamanda çiğneme konusunda rastlanılan fonksiyonel rahatsızlıkların giderilmesi amacı ile de yapılabilmektedir. İçerisinde farklı türleri olan çene ameliyatlarında hastaların hangi türe uygun olduğu doktorların muayeneleri sırasında ortaya çıkmaktadır.

Çene Estetiği Ameliyatlarında Türler

Ortognatik cerrahi ismi ile de bilinen çene cerrahisi bir dizi sıralı işlem neticesinde gerçekleşmektedir. Çene cerrahisinde tedavi süreçleri ya da ameliyatlar esnasında uygulanacak prosedürler hastalara yapılan muayeneler sonrasında belirlenmektedir. Her hastada farklı bir sistem uygulanabilse de ameliyatlarda esas gaye alt ve üst çene arasında meydana gelen uyum bozukluklarının giderilmesidir. Uyum bozuklukları şekil bakımından hastaları rahatsız edebilmektedir. Bunun yanı sıra pek çok hasta, alt ve üst çenesinin birbirine uymamasından ötürü çiğneme ve ısırma sorunları yaşamaktadır.

Çene cerrahisinde türler, estetik kaygı ve ciddi çiğneme sorunu olan hastalara göre de değişim göstermektedir. Çiğneme ve ısırma konusunda sıkıntısı olan hastaların sıkıntıları öncelikle ortodontik olarak bilinen tel tedavisi ile giderilmeye çalışmaktadır. Ancak sorunları ciddi boyutlara ulaşmış olan hastalarda bu tip tedavilere cevap alınamamaktadır. Bu nedenden dolayı sorunu diş hekimleri tarafından çözülemeyen hastaların ortognatik cerrahi operasyonlardan geçmeleri gerekmektedir. Bu tip yapılan cerrahi operasyonlarda çene kemikleri kaydırılarak olması gereken ideal konuma gelmeleri sağlanmaktadır. Operasyon sıralında plastik cerrahlar ve ortodontistler bir arada çalışmaktadır. Bu sayede hastaların sağlık ve estetik konusunda en iyi sonuçları almaları sağlanmaktadır.

Çene ameliyatlarında estetik kaygıların bulunması, ameliyatların daha kolay şekilde yapılması sonucunu getirmektedir. Çünkü estetik kaygısı bulunan hastalarda çiğneme sorunları görülmemektedir. Bu da yapılan operasyonlarda çene kemiği ile görülen işlemleri minimum düzeye indirmektedir. Çene ucu estetiği olarak da isim alan bu tip estetik ameliyatlarda çenenin uç kısmı törpülenmektedir. Yapılan törpüleme işlemi neticesinde çenenin istenen forma kavuşması sağlanmaktadır. Çene ucu operasyonlarının kapsamı çene cerrahisine göre daha küçüktür. Bundan dolayı hastaların çene ucu operasyonlarından sonraki iyileşme süreçleri de kısa sürede tamamlanmaktadır.

Çene Cerrahisi Kimlere Yapılır?

Çene cerrahisi çenesi ile alakalı olarak fiziksel bozuklukları olan kişilere uygulanmaktadır. Bu bozukluklar neticesinde kişiler yedikleri besinleri rahat bir şekilde çiğneyememektedir. Ayrıca çenenin olması gereken konumda olmaması, bireylerde ilerleyen dönemlerde uyku sırasında nefes alma sıkıntılarına da yol açmaktadır. Üstelik çene bozuklukları hareketler konusunda bireyleri zorladığı için çene ağrılarına da neden olmaktadır. Bu alanda sıkıntı yaşayan kişiler doktorları tarafından onay almalarından sonra operasyon geçirebilmektedir. Ancak operasyon için çene kemiklerinin büyümesinin durmuş olması gerekmektedir. Bu durumda on sekiz yaş bir sınır olarak da görülmektedir. Çene ameliyatları sonrasında hastalar fonksiyonel sıkıntılarına son verecekleri için rahat edebilmektedir.

Çene estetiği ameliyatları ise çene cerrahisinin estetik bölümüne girmektedir. Genel çene cerrahisinde ameliyatlar ortodontistler ve plastik cerrahlar tarafından yapılmaktadır. Ancak çene estetiği ameliyatlarında plastik cerrahlar, operasyonu tamamlayabilmektedir. Bu durum, çene estetiği operasyonlarının çene ameliyatlarına göre daha farklı şekilde yapılmalarından kaynaklanmaktadır. Çene estetiği ameliyatı olabilmek için kişilerin çiğneme ve ısırma gibi sorunlarının olmaması gerekmektedir. Bu tip operasyonlar sadece bireylerin estetik kaygılarından ötürü ortaya çıkmaktadır. Çenenin çok geride kalması ya da çok sivri görünmesi, çene estetiği ameliyatları sayesinde çözülebilen sorunlardır. Uzun olan çene kemikleri plastik cerrahlar tarafından törpülenmektedir. Bu işlemlere çene ucu ameliyatı ismi verilmektedir. Geride kalan çeneler ise yapılan dolgular sayesinde istenen görüntüye ve konuma getirilebilmektedir.

Çene Estetiği Ameliyatlarında İz Kalır Mı?

Çene estetiği yaptıracak olan hastaların ya da bu tip bir operasyon düşünen bireylerin izler konusunda kafaları karışmaktadır. Ancak çene estetiği operasyonlarında herhangi bir iz oluşumu mümkün değildir. Operasyonlar doktor seçimlerine göre farklı şekillerde yapılabilmektedir. Estetik ameliyatlarda ağzın içinden açılan kesiler sayesinde dış görünümde herhangi bir iz kalmasının önüne geçilebilmektedir. Ancak her hastanın ağız sağlığı bu duruma müsaade etmeyebilir. Böyle durumlarda doktorlar çene kısmından açılan kesiler ile operasyonları yapmaktadır. Çene bölümündeki kesiklerin görünme ihtimali de oldukça düşüktür. Üstelik tıptaki gelişmeler neticesinde artık estetik operasyonların büyük bölümü izsiz şekilde yapılmaktadır.

Çene cerrahisi de çene estetiği ameliyatlarında olduğu gibi iz bırakmadan yapılmaktadır. Bu operasyonların tamamı ağız içinde gerçekleştirilmektedir. Hastalar böylelikle yüzün dışında olan dikiş izleri ile uğraşmak zorunda kalmamaktadır. Ancak uzun süreli işlemler neticesinde yüzün operasyon sonrasında belli süre şişmesi olasıdır. Bu durumlar operasyonun doğal sonuçlarından biri olarak görülmektedir.

Çene Cerrahisi Öncesi

Çene cerrahisi anında yapılabilen operasyonlardan biri değildir. Hastaların operasyonlara hazırlanabilmeleri için belli tedavileri görmeleri gerekmektedir. Bu tedaviler arasında ortodonti en önemlileridir. Ortodonti tedavisi neticesinde hastaların dişlerine tel takılmaktadır. Bu sayede dişlerin ergonomik yapısı olması gereken konuma getirilmektedir. Böylelikle hastaların ortodonti tedavilerinin sona ermesi neticesinde çene cerrahisi operasyonu geçirmeleri mümkün olmaktadır.

Çene estetiği öncesinde ise hastaların doktor kontrolünden geçmeleri ve bir gün belirlemeleri yeterli olacaktır. Bunun haricinde cerrahi operasyonlarda kan sulandırıcı ilaçların olumsuz etkileri bulunmaktadır. Hastalar doktorlarına danışmalarının ardından bu tip ilaçlarını operasyondan en az bir hafta önce kullanmayı bırakmalıdır. İki ameliyat türünde de kan sulandırıcı olarak geçmemelerine karşın kan sulandırma yan etkisi olan ilaçların düzenli olarak alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir. Bu açıdan operasyon sırasında ve sonrasındaki kanamaların durdurulması mümkün hale gelmektedir. Hastaların kullanmakta oldukları ilaçların tam listelerini doktorlarına saklamadan iletmeleri şarttır. Sigara kullanımı da iyileşme sürecini olumsuz etkilediğinden ötürü operasyon öncesinde ve sonrasında tüketimine ara verilmelidir.

Çene Cerrahisi Sonrası

Çene cerrahisi de çene estetiği ameliyatları da dikkat edilmesi gereken bir iyileşme süreci gerektirmektedir. Çene estetiği ameliyatlarında hastaların günübirlik olarak operasyonlarını halletmeleri mümkündür. Bu hastalar iyileşme süreçlerini evlerinde geçirebilmektedir. Hastaların yüzlerinde bir ya da iki gün kalacak olan bandaj bulunmaktadır. Çene cerrahisinde ise bir gece yatış yapılmaktadır. Bu hastalarda da bandaj kullanılmaktadır. Bandajların kullanım süreleri doktor tavsiyelerine ve yapılan muayenelere göre değişim gösterebilmektedir.

İki farklı çene operasyonunun iyileşme sürecinde de dikkat edilmesi gereken ortak noktalar bulunmaktadır. operasyonların dikişleri genel kapsamda ağız içerisinden yapılmaktadır. Bu nedenden ötürü hastaların dikişlerini aldırmak gibi bir sorunla uğraşmalarına gerek yoktur. Ortalama olarak iki ay içerisinden kendiliğinden eriyen dikişler, hastaların sağlıklarına herhangi bir zarar vermemektedir. Ayrıca iyileşme sırasında başın konumuna ilk bir hafta çok dikkat edilmelidir. Operasyonlar yüzünden ödem toplayan yüzün, dik bir şekilde bulundurulması iyileşme sürecini oldukça kısaltmaktadır. Uyuma esnasında da başın dik tutulmasına dikkat edilmelidir. Bu işlemler için hastaların birden fazla yastık kullanmaları önerilmektedir.

Operasyonların ağız içi dikişlerden oluşması hastaların hijyen konusunda titizlik göstermelerini gerekli kılmaktadır. Bu nedenden ötürü doktor tavsiyelerince ağız içi hijyenin sağlanması gerekmektedir. Çünkü gerekli olan bakımların yapılmaması halinde iyileşme sürecinde istenmeyen sonuçlardan biri olan enfeksiyonlar görülebilmektedir. Ancak enfeksiyon riski, temizliğe dikkat eden hastalar için minimum boyutlara inmiş durumdadır.

Operasyon sonrasında beslenme rutinleri de ilk üç gün ya da bir hafta için değişik tutulmalıdır. Hastalar bu süreç içerisinde ağız içerisinde meydana gelen hassasiyet nedeni ile sıvı gıdalar ile beslenmek zorundadır. Devam eden süreçte besin alımında yumuşak besinler ile devam edilebilmektedir. Ancak sıvı tüketimi sırasında hastaların almış oldukları besinlerin besleyicilik değerlerine dikkat etmeleri gerekmektedir. Besin değerleri ya da alınması gereken besinler ile alakalı olarak verilen doktor tavsiyelerine harfiyen uyulması gerekmektedir. Aksi halde vücudun direnç seviyesinde düşüş yaşanacağı için iyileşme sürecinde aksaklıklar ya da ortaya çıkması istenmeyen sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bir hafta sonrasında yumuşak gıdalara geçen hastalar aradan geçen üç ya da dört günlük sürenin ardından beslenme konusunda tamamen eski rutinlerine dönüş yapabilmektedir.

Posted in Çene Estetiği by Prof. Dr. Kemal UĞURLU