Kategori: Ağız-Yüz-Çene Cerrahisi

26 Eylül 2018
Çene eklemi

Çene Eklemi

Alt çene ile kafa tabanının yaptığı ekleme çene eklemi denir. Tıbbi ismi Temporo-mandibular eklem kısaca TME olarak isimlendirilir. En sık kullanılan eklemdir. Bütün yeme ve konuşma fonksiyonlarında aktif rol oynar.
 

Çene Ekleminin Yapısı Nasıldır?

çene eklemi yapısı

çene eklemi yapısı

Çene eklemi çoğu eklem gibi fibröz güçlü bir kapsül içerisindedir. Bu kapsül içerisinde özel bir eklem sıvısı sürekli olarak eklemin kayganlığını sağlar. Çene eklemini meydana getiren alt çene kemiğinin eklem içinde bulunan ve kondil denilen bölümü ile kafa tabanındaki eklem yuvası arasında kıkırdak yapıdaki menisküs bulunur. Bu menisküs diskoid şekildedir ve çenenin açılıp kapanmasında, yan hareketlerinde önemlidir.
Kendine ait bir damarsal yapısı bulunmadığı için ortamdaki eklem sıvısından beslenir bu nedenle ortamı sürekli olarak nemli olmalıdır. Eklemde yeterli sıvı olmaz ise yada çene sürekli olarak sıkılıp arada gevşemeler yapılmazsa menisküs yeterli sıvı alış verişini yapamayacağı için yapısı bozulur, yüzeyi pürüzlenerek ses çıkarmaya ve ağrı yapmaya başlar. Bu uzun sürerse eklem yapısı tamamen bozulur ve ağız açılamaz, ağrısız konuşulamaz, yemek yenemez hale gelinir.
Temporomandibular ekleminin çalışma prensibini gösteren yararlı bir 3D animasyon:
https://www.youtube.com/watch?v=bvGNiDLyX8E
 

Çene Eklemine Bağlı Sık Görülen Şikayetler Nelerdir?

Posted in Çene Eklemi Ameliyatları by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
26 Eylül 2018
Yüz yaralanmaları

Yüz ve Kafa Yaralanmaları

Yüz ve kafa bölgesi her türlü travmaya açık çok önemli organların bulunduğu bir bölgedir. Yaralanmanın cinsine ve şekline göre değişik derecede doku hasarı yüzün farklı bölgelerinde oluşabilir. Travmanın şiddetine bağlı olarak yaralanma deride, deri altı yumuşak dokularda, kaslarda, kemiklerde, damar ve sinirlerde, gözde hasara yol açabilir.

Yüzde ve Kafada Yaralanma Neden Olur?

Bütün travmalar yüz ve kafa yaralanmalarına yol açabilmektedir ancak yaralanma en sık olarak trafik kazalarında görülmektedir. Darp, düşme, yanık ve spor kazalarıda yüz ve kafada yaralanmalara neden olabilir.

Yüz ve kafa Yaralanmalarında Muayene Nasıl Olur?

9 4 Ocak 2018
Çene cerrahisi - kemal uğurlu

Alt Çene Ameliyatı 

Alt çenenin doğumsal ya da sonradan oluşan bozukluk ve deformitelerinin ameliyatına alt çene ameliyatları denir. Alt çenede deformiteye yol açan çok sayıda hastalık ve sendrom vardır. Alt çene bozuklukları her zaman üst çene, yüz ve baş ile beraber değerlendirilir. Alt çenenin herhangi bir bölümünde meydana gelen gelişme geriliği veya aşırı gelişme alt çenede bir şekil bozukluğu yaratmakta bu da bütün yüzü ve başı etkilemektedir. Bu şekil bozukluğu eğer alt çenede dişli bölgede ise doğal olarak iki çene arasındaki ısırımda bozulmaktadır.

Alt çene ameliyatı; alt çenedeki deformitenin özelliğine, yandaş başka hastalığın varlığına, hastanın yaşına, dişlerinin durumuna, ısırımına vb. bir çok özelliğe bağlı olarak değişir.

Alt Çene Ameliyatları Hangi Yaşta Yapılır?

Erken yaşlarda yapılan kemik ameliyatlarında kemik gelişimi etkilenebildiği için genel olarak alt çene ameliyatları da 18 yaşından sonra yapılır. Ancak gelişim geriliğine bağlı ve beklenilmemesi gereken durumlarda kemiklerin boyunu uzatmak amacı ile yada çene eklemine müdahale edilmesi gerektiğinde daha küçük yaşlarda da ameliyat yapılabilir.

Alt Çene Kemiğinin Özellikleri Nelerdir?

Yüzün ve baş bölgesinin hareketli tek kemiği alt çene kemiğidir. Tıpta Mandibula olarak isimlendirilir. Alt çene kafatası ile yaptığı eklemin özelliği nedeniyle bir çok yöne hareket edebilmektedir. Beslenme, konuşma, solunum gibi çok önemli fonksiyonları vardır. Alt çene ameliyatı yüzün hareketli olan bu kemiğine uygulanması  açısından çok önemlidir.

Anatomik olarak alt çene 3 bölüm halinde değerlendirilebilir

       1- Eklem bölgesi;

Alt çenenin kafatası ile yaptığı eklemdir. Tıpda Temporo-mandibular eklem (TME) olarak isimlendirilir. Alt çenenin bu eklem bölgesinde görülen bir travma, kırık, çıkık, ezilme, aşırı büyüme yada tümöral gelişim  alt çenenin tek tarafında yada iki tarafında önemli gelişme geriliği ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Bu durumda yüzde eğilme  ve asimetri, dişlerde dizilim ve gelişme sorunları beraberinde de ısırım bozuklukları oluşabilir.

       2- Alt çenenin dişleri taşıyan yatay bölümü

Bu bölüm dişlerin olduğu alt çene bölümüdür. Bütün ısırma, yeme, konuşma fonksiyonları bu bölgede gerçekleşir. Bu bölgede görülen bir travma yada tümöral gelişim alt çenede gelişme geriliğine yada aşırı gelişmeye neden olarak yüz ve baş da deformiteye yol açar.

       3-  Çene Ucu

Alt çene ucunda meydana gelen bir gelişme geriliği veya fazlalığı yüzün görünümünü ileri derecede etkilemektedir. Aynı şekilde çene ucunun bir tarafındaki gelişim farklılıkları yüzde ve çenede asimetriye neden olmaktadır.

Alt Çenede Deformiteye Yol Açan Nedenler Nelerdir?

Alt çenede ameliyat gerektiren bozukluklar; en sık olarak küçük yaşlarda geçirilen kazalardaki çene ve çene eklemi kırıkları, diş çekimleri, parmak emme alışkanlıkları, doğumsal yapı bozuklukları, gelişimsel sorunlar, dil büyüklüğü gibi nedenlere bağlı olarak görülür.

 

Alt Çenede Görülen Bozukluk ve Deformiteler Nelerdir?

Alt çenede çok sayıda ve çeşitte deformiteye rastlanabilir. Ancak bunları gruplar altında özetle şu şekilde toparlamak mümkündür.

– Alt Çenede Gelişme Geriliği

Gelişme geriliği alt çenenin herhangi bir bölgesinde olabilir. Eğer gelişme geriliği iki taraflı ise bütün alt çene küçük kalır. Üst çenenin önde alt çenenin geride kaldığı bu deformiteye  Class II ısırım bozukuluğu ve mikrognati denir. Avrupa ülkelerinde en sık görülen alt çene deformitesidir.

– Alt Çenede Aşırı Gelişme

Alt çenenin simetrik olarak aşırı geliştiği ve üst çenenin geride kaldığı deformitelere Class III ısırım bozukluğu ve prognati denir. Ülkemizde ve doğu ülkelerinde en sık görülen deformitedir.

– Alt Çenede Asimetrik Gelişim Bozuklukları

Alt çenenin tek taraflı olarak gelişim fazlalığı yada gelişim geriliği yaşadığı durumlarda yüzde ve baş da asimetriler görülür. Çene bir tarafa doğru kayar ve oklüzyon bozulur, bu deformiteye Laterognati denir.

 

Alt Çene Bozukluklarında Muayene Nasıl Yapılır?

Posted in Alt Çene Ameliyatı by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
4 Ocak 2018
Çene cerrahisi - kemal uğurlu

Üst Çene Ameliyatı

Üst çene yüzün ortasında bulunan sağ ve sol iki segmentin birleşimi ile oluşan bir kemiktir. Üzerinde burnu bulundurur. Beslenme, konuşma, solunum ve koku alma gibi çok önemli fonksiyonları vardır. Üst çene ameliyatı ile bu bölgedeki şekil bozukluklarının düzeltimi sağlanır.

Posted in Üst Çene Ameliyatı by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
5 7 Aralık 2017
ortognatik cerrahi - kemal uğurlu

Ortognatik Cerrahi Nedir? (Çift Çene Ameliyatı)

Çene bölgesi vücudun her açıdan en önemli bölümlerinden birisidir. Yeme, solunum, konuşma, mimik, tad alma, hissetme vb gibi bir çok yaşamsal fonksiyonun gerçekleşdiği bölgedir. Anatomik olarak çift çene yüzün üçte ikisini kapsamaktadır. Ortognatik cerrahi bu bölgenin doğumsal ve gelişimsel bozukluklarının yapıldığı cerrahi bölümdür.

Ortognatik Cerrahide Yüzün Yapısal Özelliklerinin değerlendirilmesi

Ortognatik cerrahi de yüz üç bölüme ayrılarak değerlendirilir. Üst yüz ( alın – kafa tabanı), orta yüz ( üst çene – maksilla ) ve alt yüz (alt çene). Bu üç bölüm yükseklik olarak yaklaşık eşit uzunluktadırlar. Bu Lenardo Da Vinci ’nin tarif ettiği yüzdeki altın oranlardır. Hastanın yüzü üzerinde yapılacak bu ölçümler bize klinik olarak yüzün kendi içindeki oranları ve dengesi hakkında bir fikir verir. Baş, sağlıklı kişilerde boyun omurga kemikleri üzerinde bir terazi gibi dengede durur. Boyun kemiklerini bir terazinin ortası gibi değerlendirirsek yüzün ön bölümündeki yapıların ağırlığı ile başın arka kısmının ağırlığı yaklaşık eşit olmalıdır.

Alt çenesi küçük olan bir kişinin

Posted in Ortognatik Cerrahi by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017
çene ameliyatı doktor kemal uğurlu

Çene Cerrahisi Nedir?

Çene cerrahisi terimi; çene bölgesindeki hastalıkları, bozuklukları, doğumsal anomalileri, travma ve tümörleri tanımaya  ve tedavi etmeye yönelik faaliyet gösteren bir uzmanlık alanıdır. Tıpta ve Diş hekimliğinde bir çok uzman çene ameliyatı yaparak bu bölgenin hastalıkları ile ilgilenmekte ve tedavi düzenlemektedir.

Diş hekimliği eğitimi 1900’lü yıllara kadar tıp eğitimi içerisinde bir bölüm olarak yapılırken daha sonra ayrı fakülteler olarak kurulmaya başlanmıştır. Özellikle 1950’li yıllardan yani 2. dünya savaşından sonra savaş yaralılarının tedavisinde kazanılan büyük deneyimlerinin etkisi ile tıpta yeni uzmanlıkların sayısı hızla artmış plastik cerrahi uzmanlarından yüzle yoğun olarak ilgilenenler maksillo fasial cerrahi (çene yüz cerrahisi) uzmanlıklarını kurmuş ve çene ameliyatları yapmışlardır. Benzer gelişmeler Diş hekimliği bünyesinde de meydana gelmiş ağız içerisindeki diş ve etrafının cerrahisine yoğunlaşan Diş hekimleri Oral cerrahi ( Stomatoloji- Çene cerrahisi ) bölümlerini kurmuşlardır.

Tıp ve Diş hekimliği fakütelerinde birer uzmanlık anabilim dalı olarak bulunan çene cerrahisi mezunları bir çok ülkede farklı eğitim almakta ve değişik uzmanlık isimleri altında ve aldıkları eğitim ve yönetmeliklerini göre faaliyet göstermektedirler. Bugün dünyada en sık görülen uygulama plastik cerrahların içerisinde ağız yüz çene cerrahisine ilgi duyan cerrahlar ya da maksillo – fasial cerrahisi uzmanlığı yapan cerrahlar genel olarak kafatası yüz ve çenenin geniş kapsamlı ameliyatlarını yaparken diş hekimliği kökenli ve tıp fakültesi eğitimini almamış ağız, diş, çene cerrahlarıda ağız içerisindeki lokal hastalıkların ve diş hastalıklarının cerrahi tedavisini yapmaktadırlar.

 

Türkiye’de Çene Cerrahisi

Ülkemizdeki çene cerrahisi ile ilgili duruma bakacak olursak. Sağlık mevzuatında sık değişikliklerle ayrıntılı düzenlemeler yapılmasına rağmen bir çok meslek ve eğitim kurumunun kendi uzmanlık yada eğitim alanından yakın diğer uzmanlık veya eğitim alanlarına doğru genişleme isteği engellenememektedir.  Bazı meslek grupları üyelerinin toplumsal ve siyasi güçlerini kullanarak kendi profesyonel çalışma alanlarını bilimsel kriterlerin dışına taşarak genişletmekte ve toplumsal sessizlikten yararlanarak fiili durum yaratmaktadırlar. Bu durum çene cerrahisi uygulamaları ile ilgili olarak günümüzde çok belirgin şekilde yaşanmaktadır.

Posted in Ağız-Yüz-Çene Cerrahisi by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
29 Kasım 2017
dudak damak yarığı kemal uğurlu

Dudak Damak Yarığı

Anne karnındayken ( embriolojik dönemde ) bebeğin yüz gelişimi sırasında üst dudağın ve damağın farklı nedenlerle birleşememesi  (füzyon eksikliği) nedeniyle oluşan yarıklara dudak  damak yarıkları denir.

Yarık dudak damak değişik ırklarda farklı oranda görülmekle beraber Avrupa da ortalama 750-1000 doğumda bir görülmektedir. En sık Japonlarda yaklaşık 600 doğumda 1 en az siyah Amerikalılarda yaklaşık 2200 doğumda 1 dir. Halk arasında tavşan dudak olarak da isimlendirilen bu hastalıkta olguların % 80’ninde  sadecedudak yarığı vardır, genellikle tek taraflı ve ağırlıklı olarak da sol taraftadır. Sol / sağ oranı 2/1 dir.

Posted in Dudak Damak Yarığı by Prof. Dr. Kemal UĞURLU
24 Kasım 2017

Kafatası Ameliyatları – Kraniosinostoz

Çocuklarda kafatası bozukluğu genellikle (bıngıldak olarak bilinen) büyüme plaklarının erken kapanması nedeniyle meydana gelir. Buna kraniosinostoz denir. Kraniosinostozda kafatası bozuklukları hangi büyüme plağının erken kapandığına bağlı  olarak değişiklik gösterir. Gelişen kafatası bozuklukları ve bunları düzeltmek için yapılan Kafatası Ameliyatı deformiteye ve yaşa göre belirlenir. Kafatası bozukluklarını daha iyi anlamak için öncelikle bebek kafatasının normal gelişim sürecini bilmek gerekir.

Çocuklarda Kafatası Gelişimi

Doğumdan sonra bebeğin beyin gelişimi ilk 3 yıl içerisinde çok hızlı olmaktadır. İlk 9 ayda iki katına 3. yılda

Posted in Kafatası Cerrahisi by Prof. Dr. Kemal UĞURLU